Mecbur bu son
Bu sefer sahici ayrılık
Elli beş yıl değil, bir ömür giden
Sebepsiz ama mecbur bu son
Katmerlenmiş ayrılığın lüzumu,
Yaralar dökülenler dilinden
27.09.07 00.05
(Elli beş yıl değil)
şiirin hayat olduğuna yürekten inanıyorsanız...HOŞGELDİNİZ!
Bu sefer sahici ayrılık
Elli beş yıl değil, bir ömür giden
Sebepsiz ama mecbur bu son
Katmerlenmiş ayrılığın lüzumu,
Yaralar dökülenler dilinden
27.09.07 00.05
(Elli beş yıl değil)
Bir kelepçedir taktığın yüreğime
Solgun yüzlü bir hatıradır yaralayan
Ah! yalnızlık azap bu ruha yar...
Duy beni anla halimden
Bir hoş bakışındır gönlüme hazanı getiren
Sudur varlığıma neden, hazanıma beden
Ah! susuzluk azap bu ruha yar...
Duy beni anla halimden
Gönlüme cefadır yokluğun
İçimde ukdedir sevdan bitip tükenmeyen
Ah! Sensiz kalmak azap bu ruha yar...
Duy beni anla halimden
26.09.07 23.41
Gönlümün sefası ah! son kez gelsen
Görsem gül yüzün doyamasam bakmaya
Gitme bu kez! Gitme desem...
Gitmesen, sarılıp ağlasan omzumda
Hiç unutamadım seni, hep senle yaşadım desen
Ve ben... Affetsem seni, nedeni sen olmayan suçlar yüzünden
26.09.07 00.03
Ahu gözlerinden girdim içeri
Hoş sözlerin billur gibi
Göremedim nur yüzün
Gal-u beladan beri
Divaneyim, deliyim
Güle adını veren gül gibi
Göremedim nur yüzün
Var olduğumdan beri
Varlığından başım döner
Yalvarırım çevirme geri
Göremedim nur yüzün
Doğduğum günden beri
Öksüzüm, yetimim
Bir zavallı garip gibi
Göremedim nur yüzün
Biçare olduğumdan beri
Aşkından olmuşum serseri
Ruhum sarhoşmuş gibi
Göremedim nur yüzün
Ağlamaklıyım o günden beri
Cananın kapısından girdim içeri
Kovma Rabbim divanından el gibi
Göremedim nur yüzün
Çilem başladığından beri
21.09.07 15.31
Karanlık odada yanan bir mumdun sen cesurca
Karda açan tek bir kardelen kadar
Mağrur ve vakurlu...
Güzel sesinden dökülen nameler
Raks ederdi yıldızlar altında
Bir yağmur bulutu kadar sevgi yüklü
Ağlamaklı ve yürekten...
Gecenin karanlığından süzülüp gelen
Solmaya yüz tutmuş bir gül kadar
Hüzünlü ve içten...
Yüzünde sade bir tebessüm ile ruhumu kucaklayan
Karamsar ruhunun en derininde sevgi seliyle yanıp tutuşan
Biricik babam,
Sen... Kötülüklerle savaşan kahramanımdın...
20.09.07 10.52
Hudutta bekler ateş
Sonsuzlukla eş
Acı bize Yarab!
Kötülerle etme kardeş
Kapılar kollanır yoktur kaçış
Rahmetinle beze, yüreklere yerleş
Acı bize Yarab!
Dillerimizi etme kalleş
Kulun köle sana ,çilekeş
En güzel sensin yoldaş
Acı bize Yarab!
Zalimlerle etme kardeş
18.09.07 14.32
(ramazan)
Soğuktu yüreğim ve bedenim, yok oluşum arş-ı alada
Yalnızdım titriyordum ıssız, karanlık sokaklarda
Kavuruyordu bir şeylerin hasreti damarlarımı oysa
Bin parçaya bölüyordu ruhumu, içimi ürperten sessizlik ve bela
Ağladım gecelerce kederimden olsa gerek
Allah’ım bu ne gam ne hüzün diyerek
Sükutum hicranımdan, yasta yürek...
.........................................
Sihirli bir değnek dokundu sanki bir gün yüreğime
Seni getirdi, koydu engin denizime
Irmaklar coştu sanki, bahar geldi kıştan önce
Sel olup götürdü yangınlarımı mutluluk perde perde
Ağladım gecelerce mutluluktan olsa gerek
Allah’ım sonunda verdin hazanı gönlüme diyerek
Sükutum şenlenişimden, şükürde yürek...
15.09.07 12.08
Gizli bir kutuda sakladım seni
Kimseler duymadı, bilmedi sevdiğimi...
Nakşettim deniz gözlerini gözlerime
Hapsettim senle geçen günleri kalbimin en derin köşesine...
Gövdesine sığındım tatlı baharların
Derin bir uykuya daldım umut ağaçlarının gölgesinde...
Yasladım başımı yalnızlığın koynuna
Hasretine sarılıp uyudum gecelerce...
Avuttum kendimi, hiç var olmamış iki kelimenle
Hayalinle çevirdim dilek bahçelerimi...
Gizli bir kutuya hapsettim,
Saklı geçmişimde yaşadım seni...
14.09.07 20.14
Ölüverir göremezse gün, güneşi
Sisler pusu kurar sevda bahçelerine
Gam yüklüdür bulutlar
Ağlar ağlar döker, yürek paresini
Mah cemalin görmek ister gönül,
Delidir divanedir...
Bir gün gelir açılır perdeler
Kusar ilkbahar çiçeklerini
Bulutlar aralanır yol verir güneşe
Dertleşir aydınlık karanlık ile
Sebeplenir ümitler
Koşar adım yaklaşır mutluluk
Mah cemalin görür gönül
Dillenir şenlenir ...
09.09.07 21.58
(Doğum günüm)
Laleler boynun büktü gittiğinden beri
Kalbimdeki derin yara kapanmıyor
Karanlık şehir, sokaklar yas tutuyor...
Bulutlar ağlıyor gittiğinden beri
Yalnızlık alıyor koynuna bu hırçın bedeni
Olmuyor, özlemin tükenmiyor...
Ayçiçekleri güneşe küstü gittiğinden beri
Issız vahalarda bir can gözyaşı döküyor
Olmuyor yerin dolmuyor...
02.09.07 21.25