şiir hayattır

şiirin hayat olduğuna yürekten inanıyorsanız...HOŞGELDİNİZ!

29 Haziran 2007 Cuma

Yalnızlık dükkanı

Sen bir hayal miydin yoksa
Hiç mi var olmadın aslında
Kayıp mıydın bilinmeyende
Kanayan kalbimde bir serzeniş miydin yoksa
Hiç var olmayan bir sırdın aslında
Kelimeler cümleler yoktu orada
Tarifsiz duyguların jönü müydün yoksa
Her kalpte derin sızılar bıraktın aslında
Keşfedememiş miydin yalnızlık dükkanını
Ruhumun hayata açılan penceresi miydin yoksa
Nefes almamın nedeniydin belki de
Gittiğinde yok olan ben değildim aslında
Sarf edilen emeklerdi eldeki yokluğunda



29.06.07 16.05

28 Haziran 2007 Perşembe

Seni bekliyorum

Rüzgarı bekliyorum
Kokunu duymak istiyorum esen yelde
Taze çiçekler görmek istiyorum
Seni hissedebileyim diye
Yağmuru bekliyorum
Belki sizin ordan gelir
Bir damla gözyaşınla birlikte
Sel olsun da kaybolayım diye
Ecelimi bekliyorum
Alsın götürsün yangınımı
Küllerim dağılsın toprağa
Dağılsın da yol olsun sevdiğime
Dolansın göklerde ruhum…
Seni bekliyorum
Şahidim olsun ay ve yıldızlar
Kararsın isterse Gün yüzü
Seveyim yeterki yine seni diye
Taş olayım aşkın kollarında
Bekleyeyim bir ömür sabırla



28.06.07 00.30

26 Haziran 2007 Salı

Laciverdinden bir gece

Laciverdinden bir gecede
Yorgun yüzüm yok olur sessizce
Göz görmeyince gönül katlanır acıya
Sarf edilen tüm cümleler aciz kalır nedensizce
Buruktur gözyaşları donar kalır bir yerlerde
Gerilen gönül telleridir şarkı söyleyen gizlice
Yangın yeridir bulunduğun son nokta

26.06.07 22.06

20 Haziran 2007 Çarşamba

Gel gör ki geçen ömür

Günler geçiyor diye sevinmekteyim
Bitecek diye ayrılık
Gel gör ki geçen ömür…
Dönmüyor zaman geriye
Saat ilerliyor diye sevinmekteyim
Az kaldı diye mutlu sona
Gel gör ki geçen ömür…
Mevsim geçiyor diye sevinmekteyim
Geçecek diye ardı sıra üç kış
Gel gör ki geçen ömür…


20.06.07 00.14

Bire bin ekleniyor hüznüm

Beynim öyle karışmış ki
Ne düşündüğümü ne söylediğimi bilmiyorum
Senden haber alamadığımda kendimi yiyip bitiriyorum
Ha bilmiyor muyum tabi ki biliyorum nedenleri
Ama elimde olmadan kinlenebiliyorum sana
Sonrasında da derin bir suçluluk hissettiğim
Kocaman bir pişmanlık ve huzursuzluk
Şu kalbimin orta yerine saplanıyor bir şeyler
Çok yanıyor canım daralıyor ruhum
Ağlayabilmek de bir muratmış anladım
Bunu da başaramıyorum artık
Dökemiyorum içimi
Ağırlaştıkça ağırlaşıyor yüküm
Bire bin ekleniyor hüznüm

20.06.07 00.00

Geçti bahar

Geçti ilkbahar,yazdan önce geldi sonbahar
Hiç mi fark etmedik ayrılık mevsimini
Yoksa görmezden mi geldik ecelimizi
İkişer üçer geçti günler vefasızca
Hak etmediğimiz sonumuzu kim getirdi önümüze
Savurduğunda kader uzaklara seni, beni
Hiç mi özlemedik birbirimizi
Yoksa kayıp mı ettik zaman kavramını
Kaybetmeyi istedik mi daha doğrusu
Ellerimizle soldurduğumuz laleler karıştı mı toprağa
Gözyaşlarımız akmaz mı oldu artık
Cebimizde ne kaldı hatıra
Hiç mi görmedik gerçekleri
Yoksa hayalde yaşamak mıydı tatlı olan
,
20.06.07 00.10

19 Haziran 2007 Salı

Dolmadı çilem

Ruhum kanatlanmış bir kuş
Damarımdaki kan bir şelale
Üflerken yaradan bedenime ruhumu
Kat kat vermiş yürek sızısını
Süslü püslü bir kitap verilen elime
Göründüğü gibi değil gerçekler
Yüzüme yansıyan karanlık bir ayna gördüğüm
Hayal ile gerçek yan yana
Sararmış sayfalardan okumaya çalıştığım cümleler…
Sahipsizim dört duvar arasında
Sahip olamadığım arzularım göz kırpmakta
Dolmadı çilem farkında gönül
Bilendi bıçaklar keskin olsun diye
Kesemedi yine de hiçbiri bu huzursuz yüreği


19.06.07 00.03

17 Haziran 2007 Pazar

Sarılır mı zaman sonsuzluğun yastığına

Bir çift kelepçe kolumdaki
Karanlık zindanlardayım
Zehrolmuş aldığım nefes
Bir yol yok mu kaçacak
Hiç mi çarem yok nefes almaya
Sahte yüzlerin gölgesi çekiştirir
Kırılan kalbimin tamiri yok
Kara görünür mü bir gün
Ulaşılır mı sevgiliye
Hak edilir mi mutluluk
Büyüyen ızdırabım
Küçülür mü bir gün
Sarılır mı zaman sonsuzluğun yastığına
Takati kalır mı aşıkla maşukun
Bir çiçek midir açsın her bahar yüzler
Buram buram kokan yalnızlığım bırakır mı peşimi
Kalplerden gelen uğultular
Yalvarır mı yeter diye


17.06.07 23.26

15 Haziran 2007 Cuma

Aşikar kederim

Sebepsizim mutluluk için
Kovulmuşum gönül kapısından
Aşikar kederim
Mecnun olmuş, gönlüm aranmakta…
Solmuş çiçeklerim, kaybolmuş güneşim
Saltanatı kısa sürmüş umudun
Çalıntı hayatlar konmuş önüme ardı ardına
Ama ne çare, istemez bu gönül aslolmayanı
Ufacık bir ricam olmuş kaderden
Reddedilmişim,asılmış yüzüm
Ele geçmezmiş demek ki her zaman mutluluk
Sahipsen eğer artı yüklü bir kalbe
Değişen ben değil mişim de zamanmış
Çelikten olması gerekmiş bu kalbin dayanmak için çilelere
15.06.07 22.28

Kenetlendi hüznüm biçareliğime

Sakladım hep içimdekileri
Çıkaramadım yalnızlığımın perdelerini
Bıraktım kendimi umudun kollarına
Çaldım mutluluk kapısını,açan olmadı
Darıldım keşkelerime
Soldu gülyüzüm
Dilleniverdi gölgelerim,sarsıldı ruhum
Kenetlendi hüznüm biçareliğime
Tarifi yok kaybedilmişliğin
Sahibi yok kelepçelerin
Göründü son kez ayışığı
Ürpertiler alev oldu yandı yandı kül oldu.
15.06.07 00.26

14 Haziran 2007 Perşembe

Ranalar demlensin gönüllerde

Olmasın sabahlar
Esmesin ayrılık yelleri
Yorgun kalpler üzülmesin bir daha
Lal olsun sonlar sözü geçmesin hiç
Ortak olsun ayrılık sevenlerin mutluluğuna
Karalanmasın defterler asla
Güzel resimler çizilsin sayfa sayfa
Tan vaktinde kurulsun düşler
Martıların çığlıkları kesilmesin hiç
Ayrılık çanları çalmasın küssün çanlar ayrılığa
Canla canan bir olsun her daim
Girdaba girmesin mutluluk yolu
Cennetten bir sahne olsun kederler
Salalar verilsin şafaklarda sonsuza kadar
Ranalar demlensin gönüllerde
14.06.07 16.46

12 Haziran 2007 Salı

Ya unuttuysan beni?

Sana kızamıyorum da kıyamıyorum işte
Demekki kızmak için biraz sevginde azalma olmalı
Üzdüğünde bile beni darılamıyorum işte
Bir şey frenliyor dur diyor,kızma diyor,önemli birşey olmalı
Demek ki eminim beni bilerek üzmeyeceğinden
Güvenim tam demekki sana
Yine de korkular sarıyor ruhumu
Ya unuttuysan beni?
Söylenen tüm tatlı sözleri, uzun sohbetleri
Ama yine kızamıyorum da sana,kıyamıyorum işte
Karardığında ruhum hep bir umut var işte az da olsa
Belki kendimi kandırıyorum
Boş yere ümitleniyorum
Elimde değil yine kızamıyorum da sana,kıyamıyorum işte
12.06.07 14.09

11 Haziran 2007 Pazartesi

Yağmurlar

Yağmurlar yağıyor
Ben de yağıyorum beraberinde
İçime birikenler akıyor damla damla
Ağla ağla da rahatla birazcık da olsa
Dök içini kimselere rahatsızlık vermeden
Saklama artık huzursuzluğunu
Kimseler anlamaz yağmurdan mı değil mi o yaşlar
Düşünmez kimseler bir derdimi var diye nasılsa
Otur bir kaldırım taşına hıçkıra hıçkıra ağla
Kimbilir kaç kere daha yağmur görürüm
Kaç yağmura kaç gözyaşı hediye ederim bir daha
11.06.07 19.35

Gökkuşağının sekizinci rengi

Kehribar rengi bir hayal belki de hayat
Yağmur sonrası kokan toprak kokusu
Gökkuşağının sekizinci rengi belki de hayat
Her sahnenin tozunu yutmuş bir aktör
Unutulmaya yüz tutmuş bir şarkı belki de hayat
Keşfedilmemiş bir cevher
Değeri henüz anlaşılmamış
Minyatürlerin can damarı olmuş
Tozlu raflardaki yıpranmış bir kitap belki de hayat
11.06.07 18.37

Sahiplendim başımdaki dumanı

Sahiplendim yalnızlığımı
İnledi yanıbaşımda mutluluk
Sağır oldu kulaklarım
Görmez oldu gözlerim
Tepe taklak oldu hayaller
Sahiplendim hüznümü
Ağladı ağladı da kalbim
Nemli gözlerle bakakaldı bulutlara
Viran oldu bahçeler,ziyan...
Sahiplendim kederimi
Buğulu gözlerim son kez gördü yakamozu
Lafım yok artık zamana
Olsa da dilim yok nasılsa
Şelaleler akar oldu her daim
Sahiplendim kendimi
Terk edemediğim düşünceleri...
Ahını aldığım hayat
Öcünü aldı bir bir
Hesabını veremedim
Sahiplendim başımdaki dumanı
Söndüremedim yangını
Paraladım kendimi
Hızır gibi yetişti yalnızlığım
Kurtaramadı bu zavallı kulu
11.06.07 16.05

Kelimeler düğüm düğüm

Kelimeler düğüm düğüm olmuş

Dizilmiş boğazıma,büyük bir lokma gibi

Düşünceler yoruyor

Hele ayrılık daha da yıpratıyor

Kapana kısılmışım

Tepemde sorgu melekleri

Bir cevabı veremeden diğeri geliyor

Yapmam gereken emin olmak kendimden

Kararlı olduğumu göstermek herkeslere

Hayallerime yol vermek gerçekleşsinler diye

Duygularımın arkasında olmak sonuna kadar

Kadere boyun eğmemek

Sonuna kadar savaşmak her güçlükle

Serin sabahlara uyanmak

Dertsiz tasasız ve mutlu

Her çevirmede bir kez daha emin olmak kendimden

Nasılsa suçlu değilim diyebilmek

Zamanı geldiğinde beklemek ölümü

Sabretmek bu sefer ayrılığa

Sudan çıkarılmış bir balık olmak

Ne olur bir suya atanım olsa diye çırpına çırpına can vermek

O uğurda kaybetmek herşeyi

10.06.07 00.49

Bu sefer

Bu sefer isyan etmemeli ayrılığa
Sakin olmalı her daim
Yüreğine hapsetmeli belki kederini
Bu sefer isyan etmemeli yalnızlığa
Uykulardan uyanınca yine sadece ben dememeli
Kahretmemeli kadere
Bu sefer isyan etmemeli çaresizliğe
Sağa sola koşturmanın faydası yok nasılsa
Kaçmışsa tren bir daha hiç gelmez
Bu sefer isyan etmemeli zamana
Herşey farklı olabilirdi diyerek
Yürekleri dağlamamalı
Bu sefer yarım bırakmalı perdeleri
Kimbilir olmaz ya
Belki sevdiğim geçer yollardan
Bu sefer istemeli uykusuz geceleri
Hatırlayıp iç geçirmeli uzun uzun
Sabahlar olmasa da hayaliyle yaşasam
Bu sefer diller çözülmeli
Haykırmalı kuşlara böceklere
Korkusuzca yaşamalı aşkı
Bu sefer hanımeli kokusuyla gelmeli aklıma
Çiçekleri ne çok sevdiği
Yağmurlu günlerin anılarını
Bu sefer kavuşmalı hiç ayrılmamacasına
Bırakmamalı bir ömür
Engelleri yıkıp mutlu olmalı zor olsa da
10.06.07 00.45

08 Haziran 2007 Cuma

Ayrılığın ayak sesleri

Ayrılığın ayak sesleri
Duyulur oldu sesleri
Arnavut kaldırımlarda
Yankılanır acımasızca
Ağır ağır kapanır oldu kapılar
Ayaklar bir ileri iki geri
Muhafızlar bekler oldu kapılarda
Tekrar tekrar kurumakta gözyaşları
Tutulan dilekler kayıp
Zamansız oldu ayrılık
08.06.07 12.41

Dar ağacına son sekiz gün

Geceler sabah olacak diye beklemekteyim
Geçecek diye kötü günler
Sabrımı denemekte zaman
Dar ağacına son sekiz gün
Kendime acıyarak tüketmekteyim zamanı
Perdeleri araladıkça çıkmakta gerçekler
Harap etmekte yürekleri
Sarsıntıları yıkmakta depremlerin
Dar ağacına son sekiz gün
Pili bitmiş bir çift kalp beklemekte
Sıranın kendilerine geleceğini farkındalar
Gözler yaşlı...
Sözler tutulup kalmış bir yerlere
Ellerinde olsa yakalayacaklar zamanı arkasından
Dar ağacına son sekiz gün
Yüzlerdeki derin anlamlar parçalamakta içleri
Sırra kadem basmış mutlu günler
Kader yapmış yapacağını
Sırtından bıçaklamış sevenleri
Dar ağacına son sekiz gün
Bir yaradan bilir çekilen acıları
Başka kimseler anlamaz olan biteni
Beklemekteyim hala güneş doğacak diye
Anladım ki doğmayacak bir daha
Çaresiz kabullenmekteyim sonumu
08.06.07 12.26

07 Haziran 2007 Perşembe

Hayat yolcusu

Anlatmak zor bazen bir şeyleri
Huzursuzsan,eğer kemirmekteyse bir şeyler
Sebepsiz ağıtlar yakıyorsan içinden
Sen de bir hayat yolcususun demektir
Yaşamak zor bazen bir şeyleri
Kendinle barışamadıysan bir türlü
Saatlere bakamıyorsan hala zaman akıyor diye
Sen de bir hayat yolcususun demektir
Fark etmek zor bazen bir şeyleri
Kaçan trenlere hep uzaktan baktıysan
Hiç becerememişsen o trenin yolcusu olmayı
Her seferinde de ah çekiyorsan yine
Sen de bir hayat yolcususun demektir
Keşfetmek zor bazen bir şeyleri
Sevemediysen bir türlü ayrılıkları
Kum saatini her dönderişinde hüzünleniyorsan
Kendine acıdığın zamanlar kendini sevdiğin zamanlardan çoksa
Sen de bir hayat yolususun demektir
07.06.07 17.18

İhtiyarlamakta sabır taşı

Mabedimdeki o ulaşılmaz tılsım
Senelerin yorgun yüzü
Belimi eğdiren dayanılmaz ağırlık
Arka sokakların sefaleti
Duvarımdaki hüzündür
Pervaneleşip dönüp duran
Sessizliğin ağıtları
Raks etmekte yalnızlık
Fasıllardaki hicrandır
Hayatın tozlu yolu
Sallantıda yılların tahtı
İhtiyarlamakta sabır taşı
Kayan bir sabundur
Elimde mutluluk
07.06.07 13.35

Karanlık bulutların sefası

Zamanım geçmiş,kuruyan bir yaprak gibi
Sönmüş alevim,küllerim dağılmış
Gidip gelen çelişkiler yiyip bitirmiş bu körpe yüreği
Dillerde kıvranan sözcükler boğar olmuş
Kederler büyüye büyüye kuleler oluşturmuş
Yüksek tepelere karlar yağmış
Bahara çok var daha
Birikmiş birikmiş kalp ağrısı
Kalınca bir kitap oluşturmuş yaprak yaprak
Senelerin özlemi ayrılığa yenik düşmüş
Çok bedeller ödenmiş gönül kapıları açılsın diye
Güllerin boynu bükülmüş bilirmiş gibi derdimi
Saadet için zaman gerekirmiş
Bulutsuz gecelerde yıldızlara doymak içinmiş
Karanlık bulutların sefası
07.06.07 01.26

05 Haziran 2007 Salı

Ecelim geliyor sanıyorum

Dayanamıyorum yüzündeki o hüzünlü ifadeye
Aldığım nefes düğüm oluyor genzime
Yakıyor hasretin külleri uçuşuyor
Korkular koşuşuyor yakın limanlara
Ecelim geliyor sanıyorum
Titrek ışıklar yanıp sönüyor
Ay tutulup kalıyor mıhlanıyor yerine
Zaman akmıyor
Rüzgar vurunca kavaklara aynı hışırtı kulaklarımda
Küçücük bir serçe konuyor omzuma
Ufacık ilgiye muhtaç
Kilitli kapılar açılmıyor
Boş yere kıvranıyor anahtar deliğinde
Sebebim oluyor fesleğenler
Bir yudum su oluyor hasretin
Akıyor boğazımdan ılık ılık
Ümidim gidiyor sanıyorum
05.06.07 14.40

Kederdeyim

Kederdeyim
Kendimle başbaşa yorulmuşum
Dilimin ucunda kavrulan sözler...
Avucumda sensizliğin gözyaşları
İpekten bir şal örttüğüm yüzüme
Kimseler görmesin bilmesin istediğim hüznüm sakladığım
Bilerek atladığım dipsiz bir kuyu
Sefilleri oynadığım bir sahne hayat...
05.06.07 14.09

ben miyim o

resimlerimdeki ben ben miyim
ya şiirlerimdeki ben
çaresiz ağlamaklı o kız
yeni doğmuş bir çil yavrusu görüntüsünde
sinmiş bir köşeciğe
ben miyim o
hayallerimdeki ben ben miyim
ya başroldeki esas kız
hayalleri suya düşecek diye bekleyen o kız
ıssız bir çöldeki vaha misali
sefil kalmış bir damla suya hasret
ben miyim o
sözcüklerdeki ben ben miyim
ya yağmura karıştıran gözyaşını
can çekişen bir aslan görüntüsünde
son anını dahi kendine has bir edayla getiren
kendine yakıştıramayan acınası olmayı
ben miyim o
adımın anlamı olan o kelimedeki ben ben miyim
ya kendi alevinde boğulan o kız
koca bir bağdaki tek bir üzüm salkımı
bakınan etrafına belki biri vardır diyerek
ben miyim o
31.05.07 23.26

müthiş bir mutluluk dalgası var yayılan

müthiş bir mutluluk dalgası var yayılan
hem gülmek hem ağlamak istiyorum
ne yaptığımı bilmez bir vaziyetteyim
evet hem ağlıyor hem gülüyorum
her zamanki soruları soruyorum kendime
mutlu muyum?
evet mutlu olduğumu hissediyorum
mutluluktan da ağlarmış ya hani insan
hem ağlıyor hem gülüyorum
hayattan arta kalan zamanlarım sana ait
seni düşünmek şiirler yazmak sana
evet hem ağlıyor hem gülüyorum
hayal bile edemezdim son günlerde yaşadıklarımı
ama yaşıyorum işte
hep hayalini kurduğum şeyler bulduğum sende
şanslı olduğumu hissediyorum
evet hem ağlıyor hem gülüyorum
içimdeki hisler herşey güzel olacak diyor
mutlu olacaksınız
inanmak istiyorum buna
evet hem ağlıyor hem gülüyorum
24.05.07 10.13

sensizlik ve sessizlik

söyler misin bana yerini kim dolduracak
seni hatırlatan şarkılar geldiğinde aklıma
nerelere sığınacağım
köşe bucak kaçtığım korkularım yakalayacak mı arkamdan
söyler misin bana yaşlı gözlerim yosun tutuğunda
yokluğunun dayanılmaz acısını
nasıl gömeceğim yüreğime
umutlarım bana eşlik edebilecek mi eskisi gibi
söyler misin bana benle birlikte kimler ağlayacak
elimden kayıp gittiğinde uzaklara
sesimin titreyişinden kim anlayacak yaşadığım hüznü
ya kalbimdeki o çarpıntılar hissettirmeyecek mi kendini
söyler misin bana unuttuğunda beni
kimler yanacak halime
elimde avucumda kalan birşeyler olacak mı
nelerle avunacağım
avutacak şeyler olacak mı beni
söyler misin bana ilk ayrılığımızın adı ölüm değil de ne olacak
kederler birikerek dağlar mı oluşturacak
hayal kurmak gibi bir lüksüm olacak mı
karanlık sessiz gecelerde
sessizliği ve sensizliği düşünerek gidecek miyim uzaklara
03.06.07 22.50

ellerim

ellerim boş yalnız kimsesiz
ellerim sessiz çığlıklar atar kimseler duymaz
ellerim rüzgarın tılsımına kaptırır kendini
salınır bir sağa bir sola
ellerim titreekte bazen nedensiz
ellerim bulutlarla beraber ağlar bazen
ellerim acıklı şarkılar söyler
söyler de kendinden geçer
ellerim hem seninim hem değilim der
ellerimi terler basar zaman zaman
ellerim bazen de karlar altında kalmışçasına soğuk
soğuğu yakar
ellerim anlamaz bazen terli mi yoksa ağlamaklı mı olduğunu
ellerim bana bakar bir cevap istermişçesine
ellerim anlar ki yine cevapsız bir soruyla karşı karşıyadır
vazgeçer bilmezleri sorgulamaktan
03.06.07 13.03

Ahşap oymalı bir sandık

Gökte yıldızlar bakarlar bana
Söyleyecek sözleri vardır ya söyleyemezler
Hatırıma gelince bakarım şöyle bir onlara
Biliyorum sözünüz var bir çift bana
Diliniz bağlı çözülmüyor
Anlıyorum ben sizi
Herkesler gibi siz de yargılayacaksınız beni
İyi düşün diyecek hatalı olduğumu düşüneceksiniz
Suskunluk daha iyi galiba kimi zaman
Belki de hep susmak yapmam gereken
İçime akıtmak zehrimi
Bu zehrin öldüreceğini bile bile beni
Yine de tek başıma yaşamak dertlerimi
Hapsetmek tüm sözcükleri iki dudağım arasına
Sıkı sıkıya kapatılmış bir sandık hesabı
Yıllar boyu tozlar içinde kalacak
Ahşap oymalı bir sandık...
01.06.07 12.41

Umudum rehberim

Çaresizliğin çözümü
Elime alacağım bir çift güvercin olmalı
Yollarımı bekleyense dar ağacı...
Dilim çözülmeli
Yok olan zaman olmalı
İmkansızın sonu
Geleceğin ferahlığı olmalı
Gecelerin sonu sabah
Sabahların sonu gece olmamalı
Ölümün yolu
Yalnızlık saati olmamalı
Yalnızlık bir kor ise alevden
O alev yakmamalı sevenleri
Cümlelerin sonu
Kelimelerin bittiği yer değil başladığı yer olmalı
Unutulmak kader değil
Sevmeyi bilmek olmalı yine yeniden
Çektiğim kürek amaçsız değil
Umudum rehberim
Yalnızlığım yoldaşım
Kastım kendime değil zamanın galibiyetine olmalı
04.06.07 21.58