şiir hayattır

şiirin hayat olduğuna yürekten inanıyorsanız...HOŞGELDİNİZ!

30 Mayıs 2007 Çarşamba

Korktuğum ne biliyor musun?

Özlemedin mi hiç
Aklına gelmedim mi yoksa henüz
Korktuğum ne biliyor musun
Seni kaybetmek galiba
O uzun ayrılık girdiğinde araya
Yitirmek seni korkum
Unutulduğumu hissetmek
Yalnızlığımla haşır neşir olmak yeniden
Ve özlemek seni hem de delicesine...
25.05.07 12.34

29 Mayıs 2007 Salı

Çaresizliğin son haddi

Çaresizliğin son haddi bu olsa gerek
Uçlardayım bir başıma mutsuz
Sudan çıkarılmış bir balık gibi çırpınıyorum
Her çırpınışımda biraz daha soluksuz kalıyorum
Biliyorum sonum yakındır
Korkularımla baş başa bir akşam yemeğindeyim
Birbirimizi süzüyoruz uzun uzun
Ne o benden vazgeçebiliyor ne ben ondan
Biliyorum sonum yakındır
Derinliğini tahmin bile edemediğim bir uçurum var önümde
Bakmaya dahi çekindiğim
Yüzümdeki somurtkan ifadeden kurtulamıyorum artık
Allahım neden bu haldeyim
Biliyorum sonum yakındır
26.05.07 12.34

Hüsn ve aşk

Hüsnü aşktır belki bu
Hüsn güzellik aşk ise aşk
Hüsn kız aşksa erkek
Aynı gün doğarlar ikisi de
Birbirlerine nişanlarlar doğar doğmaz
Okula başladıklarında
Birbirlerine tutulduklarını hissederler
Sohbet eder gezerler
Araya girer bir karakedi
Mani olur hüsn ve aşkın aşklarına
Aşk cesaretini toplar ister birgün hüsn ü
Aşkla alay ederler
Hüsn ü istiyorsan kalp ülkesine gidip kimyayı bulmalısın derler
Yolun çok zor bir yol olduğunu söylerler
Aşk gayret adlı lalasını da alır yanına düşer yollara
Başlarından çok işler geçer
Her seferinde gayret kurtarır aşkı
Sonunda anlar ki aşk
Aşk hüsn dür hüsn de aşk
Bizimki de budur belki ne dersin
İmkansızlıklar büyütür belki sevgimizi
Aşk çok zorlu yollardan geçer hüsn için
Her seferinde gayrettir aşkı kurtaran
Belki ikimiz de hüzn ü aşkız olamaz mı
İkimiz de de vardır belki hüsn ve aşk
24.05.07 11.46

Hava güzel bugün

Hava güzel bugün dingin sakin
Tek eksik olan sensin yanımda
Herşey çok iyi gitse de
Eksikliğini hissediyorum
Kuşlar cıvıldıyor şen şakrak
Yanımda olsan ben de şen şakrak olacağım
Belki onlara seni anlatacağım
Bana gülümseyen güneşe ben de gülümseyeceğim
Şarkılar söyleyeceğim bağıra çağıra
Kim duyarsa duysun diyerek
Mutluluğumu haykıracağım dağlara taşlara
Bu dünyada yalnız ikimiz varız diye
24.05.07 16.54

28 Mayıs 2007 Pazartesi

Neden böyle oluyor

Neden böyle oluyor
Neden acı çeken üzülen sadece ben oluyorum
Yalnızlık kahır neden beni buluyor hep
Neden her seferinde mutsuz olmak zorundayım
Senin doğruların benim doğrularımdan farklı mı yoksa
Beklentilerimiz mi farklı dersin hayattan
Çok fazla soru var kurcalayan beynimi
İstiyorum ki açık açık konuşalım
Birbirimize zaman ayıralım
Ne sen bensiz ol ne ben sensiz
Nefret ettiğim belirsizlikler uğulduyor kafamda
Kendimi ilgisiz kalmış bir çocuk gibi hissediyorum
25.05.07 02.34

Sitemkarım sana

Sitemkarım sana
Sitemim hem varlığın hem yokluğuna
Yanımdaysan bir türlü değilsen başka türlü
Aslında sana da değil bu sitem
Ah şu şartlar yok mu
Bizi ayırmak için elinden geleni yapan
Yokken yanımda olsaydın diye kurduğum hayaller
Ama varken de yine sana ulaşamamanın verdiği hüzün
Nedendir bilmiyorum
Çok acıtıyorsun canımı bazen
Önceliğin ben değilim
Hiçbir zaman da olmadım zaten
Ama inan çok yakıyor canımı
Daha fedakar olabilmeliydik
Gözümüz daha kara olmalıydı
Kalan günlerimizi iyi değerlendirmeliydik
Yalnızlığımızdan sıyrılmalıydık sen de ben de
İkimiz bir olmalıydık işte
Başaramıyoruz galiba
Belki hiçbir zaman başaramayacağız
Böyle işte sitemkarım sana
Sitemim hem varlığın hem yokluğuna
25.05.07 13.17

Hem mutluyum hem üzgün

Ne kadar mutlu da olsam senleyken
Ayrılık vaktinin yaklaştığını hatırlamak yiyip bitiriyor beni
Gözlerinden anlıyorum
Bakarken bana sen de düşünüyorsun aynı şeyi
Anlıyorum acı çektiğini
Ayrılırken tuttuğunda elimi
Farkındaydım bunu düşündüğünün
Ve o an ben de bunu düşünüyordum
O son tokalaşma anının nasıl mahvedeceğini bizi
Acı bir şekilde fark ettim
Bilemiyorum nasıl dayanacağız
Sabahtan akşama özlerken birbirimizi
Belki yıllar sürecek bir ayrılık olacak bu
Sesimizi duymadan gözlerimizin içine bakmadan
Düşündüğümde bunları bir sancı giriyor kalbime
Çok acıtıyor canımı
Kalbimi sarmış bir el sıkıştırıyor
Bırakmaya yok niyeti
Herşey neden bu kadar zor demekten alamıyorum kendimi
Hem mutluyum hem üzgün
28.05.07 13.37

27 Mayıs 2007 Pazar

Cesaretin ifadesi o

Kelebekler kadar kırılgan,hassas ve narin
Ömrü bir kelebek kadar kısa
Hafif bir rüzgarın sarstığı küçük bir yaprak o
İncinmeye müsait her an
Üflesen uçacak bir tüy misali aşk
Bir ağaç dalına asılı kalmış balon gibi
Hareket etmek arzusunda
Yeni doğmuş bir kedi yavrusu o
İlgiye ve şefkate muhtaç
Bir o kadar cahil henüz
Dokunsan ağlayacak bir çocuk aşk
Duygu yüklü ve bir o kadar korkak
Pamuk ipliğine bağlı bir hayat o
Koptu kopacak
Ürkek bir ceylan misali tedirgin
Yavrusunu korumaya çalışan dişi bir aslan kadar öfkeli
Cesaretin ifadesi aşk
Hedefine ulaşmaya çalışan bir kartal misali kararlı
Ne fırtınalar atlatmış koca bir çınar o
Ferhatın dağları aşma nedeni aşk
27.05.07 18.34

24 Mayıs 2007 Perşembe

Deli Dumrul misali

Sevdada gurur olmazmış daha iyi anlıyorum şimdi
Hayatta yapmam dediğim şeyleri yapıyorum bir bir
Bu iyi mi kötü mü onu da bilmiyorum
Zarar mı veriyorum yoksa kendime
Sevda hüzün dolu olurmuş daha iyi anlıyorum şimdi
Ne yapsan kurtulamaz mışsın bu canavardan
Kapıları tutmuş biri tüm gücüyle asılmış
Bırakmam diyor
Deli dumrul misali geçersen de on para geçmezsen de
Sevda sakinleştiriverirmiş insanı daha iyi anlıyorum şimdi
Çiçeklere ağaçlara baktığımda daha duygulu bakıyorum
İçimden geliyor gülümsüyorum onlara
Martılara el sallıyorum
Beni ona götürün diyerek
Sevda ağlatıverirmiş insanı daha iyi anlıyorum şimdi
Bu kadar duygusal mıymışım ben be diyorum
inanamıyorum kendime
Kasvet bastırınca ruhumu
Onun hatırı var diyerek terk ediyorum
Sevda mutlu edermiş insanı daha iyi anlıyorum şimdi
Belli olmazmış nerede nasıl yakalayacağı
Ansızın çıkar gelirmiş sen farkına bile varmadan
Geldiğinde de çok mutlu edermiş hani
İyi ki geldin dünyama dedirtirmiş
24.05.07 16.53

23 Mayıs 2007 Çarşamba

Bırak mutlu olayım

Öyle çok hayalim var ki gerçekleşsin istediğim
Hem aşk var içinde hem sevgi
Karamsarlık sardığında dört bir yanımı
Diyorum ki ona;senin işin yok burada
Yamacıma yaklaşma bir daha
Beni bu kadar sevdiğini belli etme yeter
Bırak mutlu olayım,bırak sevip sevileyim diğerleri gibi
Ben de çıkarayım mutluluğun tadını
23.05.07 01.00

Dünya

Dünya kendi savaşında biz kendi savaşımızda
Herkesin derdi farklı,hevesleri,arzuları
Dünya farkında sonunun geldiğinin
Biz başaramadık daha çözmeyi bilmeceleri
Dünya her batışında çıkmış yine gün yüzüne
Bizse ilk batışımızda dövüşüyoruz kendimizle
Dünya sorular sormuş insanoğluna
Biz cevap vermeyi bırak düşünmeye bile tenezzül etmemişiz
Dünya açmış kapılarını sonsuzluğa
Biz kalmışız bir başımıza
Dünya çok sevmiş biz dostlarını
Biz ise hep sıtımızı dönmüşüz ona
Dünya aşık olmuş kimi zaman
Biz anlam verememişiz bu işe
Dünya kendinden vazgeçmiş
Biz farkına varmamışız bunca fedakarlığın
Dünya sebepsiz yere onca savaş görmüş geçirmiş
Biz yine akıllanmamışız
Dünya bilirmiş tarihin tekerrür ettiğini
Biz yine yapmışız aynı hataları
Dünya sen en iyisi vazgeç artık bizi uyarma!
Ne demişler kendi düşen ağlamazmış
23.05 07 01.25

Her şey anlamsız bazen

Her şey anlamsız bazen
Kelimeler cümleler düşünceler..
Uzayıp giden saatlerle savrulan zaman
Bitmez tükenmez çekişmeler saatlerle
Annesini kaybetmiş bir çocuğun hissettikleri gibi
Yıkılmışlığı terk edilmişliği yaşamak
Boğazına sarılmış bir el hissetmek inadına sıkan
Nefes alma umuduyla çırpınırken
Sıcaklığını hissettiğin elin daha da bir güçlenişi
Daha da bir sıkışı boğazını
Korkmak hem de deliler gibi
Bu acizliğini konduramamak kendine
Biraz daha güçlü olmalı ve o eli çekip atmalıydım diye kahretmek kendine
Birazcık daha gücüm olmalıydı mücadele için demek sonradan
Yüreğini sarsan depremlerle sinip kalman bir köşeye
Ve sonrası dayanılması güç olan bir pişmanlık...

23.05.07 00.32

20 Mayıs 2007 Pazar

Sevdanın gözyaşları

Sevdanın yanışları,sevdanın gözyaşları bunlar
Çok derinlerden gelen haykırışlar yürekleri dağlayan
Çılgın fırtınalar koparan gönüllerde
Uzaktan bakınca sakin duran ama patlamaya hazır olan her an
Sessizliğinde bulan kendini
Sevdanın yanışları,sevdanın gözyaşları bunlar
Her çaresizliğinde bile bir keyif bulan
O çaresizlik ki canına can katan
Umudunu biraz daha artıran kavuşmak için
O anın hissettirecekleri için çoktan hazır olan
Sevdanın yanışları,sevdanın gözyaşları bunlar
Çıkmaza girdiği nde yüreği onu bu çıkmazdan kurataran
Sırf onun yüzü suyu hürmetine çekilen acılar
Düşüncelere daldığında uzaklaşmak istememen sırf o var diye
Her sıkıntı sonunda bir ferahlık olduğunu düşündüren
Sevdanın yanışları,sevdanın gözyaşları bunlar
Yokluğunun verdiği acı varlığının verdiği haz
Aynalara küsüşün o olmadığından yanında
Mümkün olamayacağını bildiğin ama yine de kurduğun düşler
Seni ilgilendiren tek şeyin şu koca evrende yalnızca o oluşu
Sevdanın yanışları,sevdanın gözyaşları bunlar
Normalde seni kızdıran şeylere artık hoşgörü ile yaklaşabilmen
Gülüp geçebilmen hayatın acımasızlığına
Çağlayan sesleri fısıldadığında kulağına onu
Düşünmeye fırsatın dahi olmdan hissettiğin heyecan
20.05.07 16.13

Ruhumda bir delik

Keyifsizim bugün
Aslında her zamanki gibi
Şu an ne mutlu ederdi seni diye soruyorum kendime
Hoş cevabını da veremiyorum
Biliyorum sıkıntımın nedenini ya
Dile getirmeye korkuyorum
Geleceği tahmin etmek yorar mıymış bu kadar
Başına gelebilecekleri kestirmek önceden
Çekeceğin çileleri bile bile yürümek yine de kararlı bir şekilde
Benim başıma gelmez dediğin şeyler geldiğinde başına
Hep empati yeteneğini kullandığın
Sonra bir baktığın kendine ben empati kurmuyorum artık dediğin
Hani derler ya bir of çeksem karşıki dağlar yıkılır
Ben o of u çekmeye de korkuyorum
Şu ruhum bir delik açsam da çıkıp gitse korkular diyorum
Sonsuza kadar terk etse beni
Güldüğüm zamanlarda gerçekten gülüyor olsam
Kendimi kandırmasam artık
20.05.07 12.18

Sen de

Sen de benim fotoğrafıma bakıp bakıp ağlıyor musun
Benim seninkileri ezberlediğim gibi
Sen de uzun bir ah çekiyor musun
Durup durup nemliyor mu gözlerin
Yağmur sesinde arıyor musun sen de beni
Ya da karanlıktaki gölgelere bakıyor musun ben diye
Keyif almaz oluyor musun ben haricindeki herşeyden
Sessizliğine gömülüp yok oluyor musun
Sararmış yapraklara bakıp
Bir mevsim daha geçti diyor musun sensiz
Akrep ve yelkovanla anlaşamıyor musun sen de
Yoksa sen de evdeki tüm saatleri geriye mi aldın ben gibi
Yıldızlı gecelerde dilek tutuyor musun
Son bir kez görebilmek için beni
Kayan her bir yıldızla kayıyor musun sen de yalnızlığına
18.05.07 02.54

17 Mayıs 2007 Perşembe

Hoşçakal!

Vazgeçmek bu kadar kolay mı herşeyden
Silip atabilmek geçmişini
Tüm yüzleri tüm gözleri ve sözleri
Hiçbir şey olmamış gibi yapabilmek
Formatlamak beynini
İlk gelen vapura atmak kendini kaçarmışçasına
Yok saymak yaşananları
Kolay mı bu kadar
Karşının haykırışlarına kulak tıkamak
Sevdanı da atıp arka koltuğa
Arada bir bakmak şöyle bir göz ucuyla
Ardından bakakalan onca insana çevirmek yüzünü
Tarifsiz bir üzüntü yaşatmak sevenlerine
Şimdi çıkıp gideceksin şu kapıdan
Kimbilir belki son çıkışın olacak bu
Ama bil ki bir gün dönersen eğer
Hiçbirşey ve hiçkimse eskisi gibi olmayacak
Bir daha göremeyeceksin o gülen yüzleri
Tadamayacaksın kavuşmanın verdiği hazzı
Belki sen pişman olup döneceksin ama
Kimseler kalmamış olacak buralarda
Ya hayatın tozlu yollarında yitip tükenecekler
Ya da ölüm denen bela uğrayacak bir vakit
Şimdi dön arkanı ve çek git bu diyardan
Hiç bakma ardına
Hoşçakal!
17.05.07 01.00

15 Mayıs 2007 Salı

Bu zavallı çilekeş

Bir sıkıntı var şuracığımda
Atsan atılmaz katsan katılmaz
Bıkıp usanmadan acıtan yüreğimi
Kasıp kavuran bulunduğu bölgeyi
Anlatamıyorum kimseye derdimi
Paylaşamıyorum kimseyle
Birikiyor birşeyler müthiş bir hızla
Taşacak diye korkum
Zamansız olacak diye bu taşış
Derin bir korku dalgası yayılıyor ılık ılık
Ruhum çetin bir savaşta kendisiyle
Düşmanın sert darbeleri sarsıyor
Kanayan yaralar değil de
Başarısızlık duygusu acıtan canımı
Günbegün artan işkence büyüyor
Daha bir dayanılmaz oluyor çile
İstediğim azıcık ferahlık ruhuma
Bu zavallı çilekeşe az da olsa bir ilaç
15.05.07 22.30

14 Mayıs 2007 Pazartesi

Uyumaktan da korkar oldum

Issız bir adadayım
Kuş uçmaz kervan geçmez
Boğuşuyorum yalnızlığımla
Acı çekiyorum
Her uykumun sonu kabus
Uyumaktan da korkar oldum
Her yerimi sarmış büyük bir sarmaşık
Çok hızlı büyümekte
Hırçın dalgaların sesi korkutuyor
Ağlamaya dahi yok dermanım
Uzakta gördüğüm gemilere el sallıyorum
Belki görürler diyerek
Ama ne mümkün
Yalnızlığımı paylaşacak birini arıyorum
Bir hayvan bir bitki ne olursa
Ama onlar da küs sanki suçlamakta beni
Korkularımla yüzleşiyorum bir kez daha
Yüzleşince kaybolurmuş korkular
Hayır kaybolmuyor işte
Uyanmaktan da korkar oldum
Her gün aynı saatte aynı duyguları yaşamaktan
Pişmanlıklarımın ısıtılıp ısıtılıp önüme getirilmesinden
Bir kez daha nefret etmekten kendimden
Düşünmekten de korkar oldum
Yalnızlığımın farkına varmaktan her yeni gün
Rüzgarın sürüklediği diyarlara gitmekten her seferinde
14.05.07 22.13

13 Mayıs 2007 Pazar

En tatlı acı

Sensizken anlıyorum yokluğunun ne acı olduğunu
Her gelişinde aklıma kahroluyorum
Yıllardır küskün olduğum hasretim bulduğum sende,özlemim
Hasret aşkın meyvesi değil mi zaten
Ve özlem hissettiğim en tatlı acı
Kabuslarımın başrol oyuncusu
Karanlıklarla boğuşurken ruhum
Kalbimi tutuşturan en güzel alev

13.05.07 19.20

Bir gün

Bir gün ayrılırsam senden bu seni istemediğim için olmayacak
Seni sevmediğimden değil aksine çok mu çok sevdiğimden
Sana acı çektirmek istemediğimden olacak
Harap olacak bitap düşecek olsam da yokluğunda
Taş basacağım o kanayan yere
Düşünmemeye çalışacağım seni
Aklıma getirmeyeceğim güzel gözlerini
O huzur veren sesini
O dimdik kendinden emin yürüyüşünü hatırlamayacağım hiç
Sevdiğin yemeğin kokusunu her duyuşumda titremeyecek içim
Son gün söylediğin o iki kelimeyi getirmeyeceğim aklıma
Her sevda şarkısı duyuşumda hatırıma ilk gelen sen olmayacaksın
Her seyrettiğim filmde başrol oyuncusu olarak hayal etmeyeceğim seni
Sevdanın acı çekişine göz yumacağım bir kez daha
Ve alıp başımı gideceğim uzaklara
Bana seni hatırlatmayacak yerler arayacağım yer yüzünde
Sevdiğin güneş batışlarında dalmayacak gözlerim uzaklara
Adını taşıyan insanlara sen misin diye bakmayacağım
Onlarda senin tavrını aramayacağım
Her şey daha farklı olabilseydi diye iç geçirmeyeceğim
Ve kabulleneceğim acı kaderimi
Seni sevdiğimi haykırmayacağım dağlara taşlara
Kuşlar şahit olamayacaklar büyük sevgime
Anlam veremediğim kıpırtılar olmayacak yüreğimde
Aynı şarkıyı tekrar etmeyeceğim içimden
''Seni seviyorum seni seviyorum''
13.05.07 13.15

12 Mayıs 2007 Cumartesi

Çıkmaz sokak

Her yolun sonu çıkmaz sokak
Tam ilerledim derken
Birden fark ettiğin aynı nokta
Çevresinde dönüp dolaştığın
Çaresizliğe sürüklendiğin fena halde
Her seferinde bir ümit dediğin
Maalesef sonunda fark ettiğin
Derin bir hayalkırıklığı yaşadığın
Başka bir çare bulmaya çalıştığın zamanlarda
Beynini meşgul eden sorular
Beklemediğin anlarda yine bulan seni umutsuzluk
Hatta mutsuzluk
Dünyanın merkezinde sandığın kendini
Ama acı bir şekilde fark ettiğin yalnızlığını
İçinden çıkamadığın bir kısır döngü
11.05.07 00.34

Ayrılık

Ayrılık acısı bu kadar zor muymuş sahiden de
Yaşamayınca anlamıyor insan
Her şarkıda her şiirde duyuyorsun da sesini
Kulak veremiyorsun nedense
Ta ki başına gelene kadar
Ruhun ızdırap çekiyor
Nefes almak dahi işkence bazen
Yoğun bir telaş zamanlı zamansız
Yalçın kayalara çarpmanın sersemliği üzerinde
Öyle bir an geliyor ki
Kahrediyorsun herşeye ve herkese
10.05.07 23.15

10 Mayıs 2007 Perşembe

Koğuş arkadaşlarımla

İlk şokun etkisiyle ağlayacak yakınlarım
Çok mu çok üzülecekler
Kabullenemeyecekler işte bir türlü
Anlamak istemeyecekler gerçeği
Zaman geçtikçe küllenecek acı
Daha tahammül edilebilir olacak
Eskisi kadar koymayacak ayrılık
Yokluğuma alışacaksınız istemeseniz de
Her yıl o yıldönümünde ayrılığın
Hatırlayacaksınız beni
Üzüleceksiniz hem de çok
Yaşıtlarıma bakıp
Onlarda görmeye çalışacaksınız
Unuttuğunuz yüzümü
Hangi yemeği sevdiğimin
Hangi şarkıyı çok mu çok
Sevdiğimin bir anlamı olmayacak artık
Nasılsa geri dönemeyeceğim aleme
Yolculuğumu yapmış olacağım
Mezarımda aynı kaderi paylaştığım
Diğerleri ile birlikte yatacağım orada
Unutulmuş yalnız kalmış hissetmek çok acı verecek
En çok da çaresizlik
Belki içimde kalmış ukdelerim olacak
Hiç fırsatım olmadığından yapmaya
Kırk yılda bir gelen olduğunda yanı başıma
Çocuklar gibi şen olacağım
Mutluluğumu paylaşmak isteyeceğim sizinle
Ama paylaşamayacağım işte
Arada bir aklınıza geldiğimde
Bir tanecik Fatiha okuyacaksınız ruhuma
Erken gitti diyeceksiniz
İçinizden bir şeylerin koparıldığını
Hissedeceksiniz belki
Ama işte her şey gibi bu da geçici olacak
Yine yalnızlığımla ve hiç konuşamadığım
Koğuş arkadaşlarımla başbaşa kalacağım
Ta ki hatırlayanım oluncaya kadar
10.05.07 22.35

İmkansızı yaşamak

Ne yapacağız biz böyle
Ben dalmışım derinlere
Sen dalmışsın hayallere
Elimde sihirli değnek olsun isterdim
İkimiz için
Görmek isterdim olacakları ve olamayacakları
Hani derler imkansız olan güzeldir
Galiba yaşadığımız bu seninle 'imkansızı yaşamak'
Sonlara hiç tahammülüm yok biliyor musun?
Çok yaklaştığımızı bildiğim için olsa gerek
Ayrılık ne acı verecek kimbilir ikimize de
Bir ak sakallı bilge gelse bir gün ziyaretime meçhul alemden
Dese ki bana 'korkma!sevmekten zarar gelmez!'
Rahatlatsa içimi hiç kuşku bırakmasa zerre kadar
Sonra kaybolup gitse sonsuzluğa
Tekrar ihtiyacım olduğunu hissedene kadar
07.05.07 00.03

Heyy! arkadaş

Anlatması zor olan öyle çok şey var ki
İçimde bir titreme bazen
Kemiren bir şeyler beni
Ruhumu sarıp sarmalayan
Bazen dayanılmaz bir sızı
Bazen de karşı konulamaz bir mutluluk
İçerden bir ses geliyor arada hoyratça
'Heyy! arkadaş kendinde misin?'
Cevap veriyorum ona 'hayır değilim'
08.05.07 00.50

Neredesin bu bahar

Sensizliğe nasıl alışacağım
Bu güm güm atan kalp nasıl atacak sensiz
Yağmurlu gecelerde o da yağacak mı yağmur gibi
İçinin sessiz yanışını kimlerle paylaşacak
Uzun uzun baktığında kaldırımlara
Her bahar gelişinde tekrar edecek mi aynı nakaratı
Neredesin bu bahar
Her görüşünde laleleri içinden taşacak mı kalp ağrısı
Bir gün daha aktığında ömründen
Derin bir ah geçirecek mi en kuytu köşeden
Sayıklayacak mı adını her güneş batışında
Yok sayabilecek mi sensizliği
Mutlu göründüğünde dahi aslında hiç rahat olmayacak mı içi
Dalıp gittiğinde denizin mavisine
Her gelen yeni dalgayla birlikte o da gidecek mi uzaklara
Yosun kokusuyla beraber tazelenecek mi özlemi
Sensizliğe nasıl alışacağım
Kaybolan gecelerde ben de mi kaybolacağım
Her yalayışında rüzgar yüzümü
Hatırlamak acı verecek mi seni
Keşkelerden bir dağ oluşacak mı yüreğimde
Kavrulacak mı içim
Neredesin bu bahar

09 Mayıs 2007 Çarşamba

Sevda burada mısın?

Sevda burada mısın?
Gelmiyor sesin
Çıkmıyor sesin soluğun
Yalnızsan gel kaynaşalım senle
Kalma yalnız kıyamam
Uzatma artık anlamsız inadını
Çektirme aynı çileyi
Söyle neyse yanlışım
Uyar beni
Bileyim ki hatamı
Düşmeyeyim bir daha
09.05.07 21.13

Mutluluğun tarifi

Neden mutluluğun tarifini yapamıyoruz
Herkes için doğru olanları bildiğimiz halde
Bilmiyor muyuz nedir mutlu olmak
Yoksa kimse bulamadı mı henüz
İnsanoğlunun çaresini bulamadığı daha pek çok şey olduğuna göre
Zor olmasa gerek bu tarifi yapamamak

Dermansız dert

Gözlerim dolu doluydu bugün
Duygularım karışmıştı birbirine
Biraz keder biraz hüzün
Biraz da yürek sızısı
Çevremdekiler baktılar uzun uzun
Ağladığımı ilk kez gördüklerinden olsa gerek
Duygularını ancak bu kadar saklarmış insan
Diye düşünerek belki de
Bitmek tükenmek bitmeyen bir hüzün yaşadığım
Devasını bilmediğim dermansız bir dert

08 Mayıs 2007 Salı

ilk sonun nasıldır dersin

ilk gözünü açtığında ne görürsün bu dünyada
ilk baktığında gökyüzüne
ilk neyin kokusudur duyduğun
ilk kez bir kuş ötüşü ile tanıştığında kulakların
peki ilk ağladığında ne hissedersin
ilk güldüğünde
ilk sorguladığında hayatı kaç yaşındasındır
ilk hayalkırıklığında nedir içinde büyüyen
peki ilk kez sevdiğinde
ilk kez ömründe aşkı tattığında
ilk ayrılık acısı ile tanııştığında
ilk keşke dediğinde ne duyarsın yüreğinde
peki ilk çocuğunu aldığında kucağına nedir hissettiğin
onu ilk kez okula götürdüğün gün değişeceğini düşünür müsün hayatının
ilk kez ondan ayrılışında nedir içinde yanıp tutuşan
ilk yaşlanıyorum dediğinde peki
ilk kez dalıp gittiğinde uzak ufuklara
peki ilk kez ciddi şekilde hastalanıp yatağa düştüğünde nedir içindeki
ilk duyuşunda ölümün sıcak nefesini
azrailin yan kapıda dört gözle seni beklediğini bildiğin halde
inanmak istemeyişin bu duruma
ilk kez sevdiklerinin yanıbaşında ağlamamak için zor tuttuklarını
gördüğünde kendilerini
ilk kez orada olduğun halde sesini nefesini kimsenin duymadığı
o an geldiğinde nedir yüreğindeki
ızdırap mı hüzün mü yoksa keder mi
ilk kez hep duyduğun ama umursamadığın ezan sesini duyduğunda
nedir içinde fışkıran
ilk kez pişman olduğunda yaptıklarına
artık hangi dünyadasındır dersin
08.05.07 00.46

06 Mayıs 2007 Pazar

Gece yorgunu

Yine uykusuz perişan bir gece...
Kimbilir kaç kez dönmüşüm bir sağa bir sola
Artık yastığım yorganım da bir anlam veremiyor bu işe
Onlara söyleyecek tek kelimem dahi yok
Sabırla bekliyorlar beni gelirim diye
Yine uykusuz perişan bir gece...
Artık ne gözlerde kaldı birazcık derman
Ne de tüm günün yorgunluğunu taşımış bu bedende
Birazdan yine deneyecek ama sanırım yine başaramayacak
Çünkü artık zaman hiç akmasın dursun istiyor
Bunun mümkün olamayacağını bilse de
Yine uykusuz per perişan bir gece...
Açtım pencereyi zifiri karanlıkta yıldızları seyrediyorum
Tabi ne kadar mümkünse bu şehirde
Görebildiğim kadarına içimdekileri haykırmak istiyorum
Haykırıyorum da tabi ama kendi içime
Yine uykusuz per perişan gecede ...
Bakıyorum sağıma soluma şehir sessiz sakin uyumakta
Ha arada yatağıma da bir bakış fırlatıyorum tabi
Beni terk edemeyeceğini bildiğim için içim rahat çok
Belki fırsatı olsa o da yapacak ama
Yine uykusuz fakat güneşin yeni doğduğu saatlerde...
Sakin sakin çıkıyor dağın ardından işte mahsun
Belki ssorsan o da uykusuz perişan bir gece yorgunu
Görevini yerini getirmenin gururu da var belli
O endam o zerafet var mı başka kimsede
06.05.07 01.50

05 Mayıs 2007 Cumartesi

Kalbim!! titre ve kendine gel ne olur!

Ne oluyor sana böyle sebepsiz yere pır pır etmektesin
Durduğun yerden çıkmak istiyorsun sanki
Ama biliyorsun işte böyle bir şansın olmadığını
Hızlı hızlı atmaktasın orada ben buradayım decesine
Belki kızıyorsun sahibine bana bunu neden yapıyorsun diye
Ama o da bilmiyor ki işte bunun cevabını
Ne zaman hızlı hızlı attırması gerektiğini seni
Ve ne zaman susturması gerektiğini
KALBİM!! Titre ve kendine gel ne olur!
Ne sen kavrul orada ne ben kül olayım burada
Orada hızlı hızlı atmaktan vazgeç ne olur
Biraz söz dinle ve yukarıdan gelecek sesi dinle olur mu
O hani hep son sözü söyleyen ben hep buradaydım diyen sesi işte
Bak benden son uyarıdır bu sana
Ne olur ne sen bit ne de ben biteyim bu yolda
Uykusuz gecelerinde yardım et bana
Bir yol göster ki bana kurtulayım kor olmaktan
Bu sahibin senin tek sözüne kurban bilirsin
Hadi vazgeç inadından da yol göster ona
KALBİM!! Titre ve kendine gel ne olur
05.05.07 07.45

O değil mi sanki

İnsan ne çok şeyle başa çıkmak zorunda kalıyor
Kimi zaman karamsarlık kimi zaman umutsuzluk
Kimi zaman da hayal kırıklıkları..
Ama her zaman bir çıkış noktası var nihayetinde
Bu çok mu çok zor gibi görünse de bazen
Hani derler ya her derdin bir de ilacı vardır
Yaradan hem zorlukları tattırırmış insana
Hem de şifasını verip mutlu edermiş onu
En zor anlarda ''işte bu sefer yandım''dediğimiz anlarda
Hızır gibi yetişen yine o değil mi sanki
Bazen tıpkı bir kara kedi gibi girenler olsa da araya
Herşeyin sonu geldi dediğimiz anda elini uzatan o değil mi sanki
Peki bu nankörlük niye..
Bu vurdumduymazlık hatta onun varlığından duyduğumuz o bildik his
Onun hep orada olduğunu bile bile yaptıklarımız..
Hem onu çok mu çok sevmek hem de ölesiye korkmak ondan
Bir sonumuzun olduğunu bile bile hayata devam etmemiz
İşte yine onun mucizesi değil mi...
Kaçacak bir liman aradığımızda bize tek kucak açan değil mi sanki
Ya da vazgeçtiğimizde herşeyden bize yine avuç dolusu umut sunan
O umut hissini bile ruhumuza kaydetmiş olan ve gerek olduğunda
Onu çıkarıp kullanmamızı vesile kılan..
Her hata yapışımızda bizi yine sonsuz bir sevgiyle kucaklayan
Her seferinde aslında bilen kulunun ne kadar zayıf olduğunu..
Belki çok mu çok pişman olacağını ama yine o aynı
Hataya düşme ihtimalinin olabileceğini
Yine dönüp dolaşıp aynı noktaya geleceğini bilen yine o değil mi sanki..
Kimi zaman o benim herşeyim diyeceğini canı gönülden
A ma kimi zaman aklına dahi gelmeyişi hatta getirmek istemeyişi
YİNE DE NE OLURSA OLSUN VAR OLAN O DEĞİL Mİ SANKİ...
04.05.07 11.45

Ağaç olmalı bu koca yumruk

Ağlamak,ağlamak,ağlamak istiyorum delicesine
Ama her zamanki gibi o aynı yumruk yer etmiş yüreğimde bir yere
Ne yapsam da çıkarabilsem diyorum bunu
Nasıl bir şey yapsam da kurtulabilsem ondan
Ama bazen de diyorum kendi kendime
O benim sadık yumruğum o olmasa ben ben olmam
Ama istenince çıkarılabilen bir çip olmasa gerek bu değil mi
Belki de bir ömür bana sadık kalacak
Benim tek vefalı yarim olacak
Hep benle beraber nefes alıp verecek
Acı çekecek..ağlamak isteyecek ama onu da beceremeyecek ben gibi
Yaşadıklarımız daha doğrusu yaşamaya çalıştıklarımız hep bir yerlerde
Depolanıyor sanki diyorum bazen
Günün birinde açtığında eski defterleri hatırlayıp diyeceksin ki kendi kendine
Ben bunları da mı yaşamışım daha doğrusu yaşamaya çalışmışım
Kimbilir belki bir gün bu yürekteki ben çıkmam diye inat eden o koca yumruk
Başka bir hal alıverir
Ne bileyim işte
Çok derin bir yerinde kalbimin koca bir ağaç olup çiçekleniverir
Belki tüm kalbiyle ne pahasına olursa olsun oracıkta tutunmak yer etmek ister
Ya da öyle bir zaman gelir ki artık meyve verebilecek olgunluğa erişir
Artık durulmuştur daha doğrusu durulmaya kararlıdır
Belki de kimbilir artık başka çaresi yoktur
Artık kabullenmiştir nefes alıp vermeyi,kabullenmiştir düşünebilmeyi
Hatta en önemlisi yüreğindeki o vefalı yarini
Ağlamak,ağlamak,ağlamak istiyor yine bu deli yürek ya..
Yine başaramıyor yine başaramıyor
Bir aman arıyor sağında solunda bir teselli ama onu da bulamıyor
Belki de diyor bazen vazgeçmeli bu yüreğin ağaç olup çiçek açmasını beklemekten
Hatta meyve verme ihtimalini bile düşünmemeli diyor ya
Buna kendisi bile inanmıyor.
03.05.07 01.30